Seninle flört etmiyorum!
- I'm not flirting with you!
Tom onunla flört ettiğimi düşünüyordu.
- Tom thought I was flirting with him.
Tom'u karımla flört ederken yakaladım.
- I caught Tom flirting with my wife.
Onunla flört ediyor musun?
- Are you flirting with him?
Peki, işte flört etmeye ne dersin?
- So, what about flirting at work?
Tom Mary ile flört etmeye başladı.
- Tom began flirting with Mary.
Kızlar benimle flört etmek isterse elimde değil.
- I can't help it if girls want to flirt with me.
Onunla flört ediyor musun?
- Are you flirting with him?
Tanıştığı her kadınla flört eder.
- He flirts with every woman he meets.
Seninle flört etmiyorum!
- I'm not flirting with you!
Fransızların flört etmede iyi oldukları doğru mu?
- Is it true that the French are masters at flirting?