filter for displaying text one screen at the time

listen to the pronunciation of filter for displaying text one screen at the time
Английский Язык - Турецкий язык

Определение filter for displaying text one screen at the time в Английский Язык Турецкий язык словарь

more
{s} daha fazla

Cüzdanımda daha fazla para yok. - I have no more money in my wallet.

O harcadığından daha fazla para kazanıyor. - She earns more than she spends.

more
daha

O harcadığından daha fazla para kazanıyor. - She earns more than she spends.

Ben senden daha güzelim. - I am more beautiful than you.

more
(Bilgisayar) ayrıntılar
more
(Bilgisayar) tümü
more
(Bilgisayar) en çok
more
(Bilgisayar) başka

Tom tanıdığım başka herhangi birinden daha çok kitap okur. - Tom reads more books than anyone else I know.

Zaman başka herhangi bir şeyden daha değerlidir. - Time is more precious than anything else.

more
(Bilgisayar) tüm

Tüm istediğim biraz daha dikkatti. - All I wanted was a little more attention.

Kanada civarında bir yerde birkaç dönüm karla ilgili iki ulusun savaşta olduğunu ve bu güzel savaşa tüm Kanada'nın değdiğinden daha çok para harcadıklarını bilirsiniz. - You know that two nations are at war about a few acres of snow somewhere around Canada, and that they are spending on this beautiful war more than the whole of Canada is worth.

more
-den daha çok
more
(Bilgisayar) tüm seçenekler
more
ziyade

Doktor kırık parmağından ziyade Tom'un ayak bileği hakkında daha endişeli olduğunu söyledi. - The doctor said he was more concerned about Tom's ankle than his broken finger.

Daha fazla insanın yaptıkları şeylerden daha ziyade söyledikleri şeylerden başı belaya girer. - More people get into trouble for things they say rather than for what they do.

more
(Bilgisayar) ek bilgi
more
daha çok

Seni ondan daha çok seviyorum. - I love you more than her.

Seni ondan daha çok seviyorum. - I love you more than him.

more
neither more nor less ne fazla ne eksik
more
{s} daha: one more time bir kez daha. two more oranges iki
more
fazla bir şey

Benim için yapabileceğin daha fazla bir şey yok. - There's nothing more you can do for me.

İçecek daha fazla bir şey yok. - There's nothing more to drink.

more
tam o kadar
more
takriben
more
bir kat fazla
Английский Язык - Английский Язык
more
filter for displaying text one screen at the time

    Расстановка переносов

    fil·ter for displaying text one screen at the time

    Турецкое произношение

    fîltır fôr dîspleyîng tekst hwʌn skrin ät dhi taym

    Произношение

    /ˈfəltər ˈfôr dəˈsplāəɴɢ ˈtekst ˈhwən ˈskrēn ˈat ᴛʜē ˈtīm/ /ˈfɪltɜr ˈfɔːr dɪˈspleɪɪŋ ˈtɛkst ˈhwʌn ˈskriːn ˈæt ðiː ˈtaɪm/
Избранное