einzelzimmer

listen to the pronunciation of einzelzimmer
Немецкий Язык - Турецкий язык
[das] tek yataklı oda
tek oda
Английский Язык - Турецкий язык

Определение einzelzimmer в Английский Язык Турецкий язык словарь

single
{i} bekâr

Tom ve Mary her ikisi de hâlâ bekar. - Tom and Mary are both still single.

Tom tüm yaşamı boyunca bekar kaldı. - Tom remained single all his life.

apartment
{i} daire

New York'ta yaşarken bir apartman dairesi kiraladık. - We rented an apartment when we lived in New York.

Tom, Mary ve diğer üç arkadaşı ile daireyi paylaştı. - Tom shared the apartment with Mary and three other friends.

single
tek

Japonya'da neredeyse tüm yollar tek şerittir. - In Japan almost all roads are single lane.

Gökyüzünde tek bir bulut yok. - There isn't a single cloud in the sky.

apartment
apartman daire

Bir apartman dairesinde yaşıyorum. - I live in an apartment.

Benim apartman dairem buraya yakın. - My apartment is near here.

apartments
daire
apartment
lüks daire
single
sağlam
single
bir

Tek bir pakette hem bir telefon hem de bir internet erişimi alın! - Get both a phone and internet access in a single package!

Tanrı, dünyayı gerçekten tek bir günde mi yarattı? - Did God really create the earth in a single day?

apartment
{i} oda

Dört odalı daire kiraladı. - She rented a four-room apartment.

Yaşlı adam üç odalı bir apartmanda yaşıyordu. - The old man lived in the three-room apartment.

apartment
{i} apartman dairesi

New York'ta yaşarken bir apartman dairesi kiraladık. - We rented an apartment when we lived in New York.

O, bir apartman dairesinde tek başına yaşıyor. - He lives alone in an apartment.

apartment
(Mimarlık) flat
single
{s} tek bir

Tek bir kelime bile etmeden ayrıldı. - She left without saying even a single word.

Gökyüzünde tek bir bulut yok. - There isn't a single cloud in the sky.

single
gidiş bileti
single
yalnız gidi
single
yalın kat
Немецкий Язык - Английский Язык
apartments
apartment
single rooms
single room
cellular rooms
single
Einzelzimmer /EZ/
single room