O zamandan beri, Japonya'da büyük bir değişim oldu.
- Since then, a great deal of change has occurred in Japan.
Özür diledim fakat o zaman bile benimle konuşmadı.
- I apologized, but even then she wouldn't speak to me.
O zamanda biz çocuktuk.
- We were children at that time.
O, o zamanda uyuyor olabilir.
- He might have been sleeping at that time.
Mary Tom'a söyledi: Kısa bir cümle ile başlayalım, ve daha sonra göreceğiz...
- Mary told Tom: Let's begin with a short sentence, and then we'll see...
Ben ona daha sonra söylerim.
- I'll tell him so then.
O zamanlar yemek yemek için eve giderdim.
- I used to go home to eat back then.
O zamanlar tekrar bir sürü hata yaptım.
- I made a lot of mistakes back then.
Dima bir gecede 25 adamla yattı ve sonra onları öldürdü.
- Dima slept with 25 men in one night and then killed them.
İzlandaca bir cümlenin İngilizce bir çevirisi varsa ve İngilizce cümlenin Svahilice bir çevirisi varsa, daha sonra bu, dolaylı olarak İzlandaca cümle için Svahilice bir çeviri sağlayacaktır.
- If an Icelandic sentence has a translation in English, and the English sentence has a translation in Swahili, then indirectly, this will provide a Swahili translation for the Icelandic sentence.
Arkadaşım olmak istiyorsan, öyleyse arkadaşımın arkadaşı da olursun.
- If you want to become my friend, then also become the friend of my friend.
İzlandaca bir cümlenin İngilizce çeviri varsa, ve İngilizce cümlenin Savahili dilinde bir çevirisi varsa, öyleyse dolaylı olarak, bu, İzlandaca cümle için bir Savahili çeviri sağlayacaktır.
- If an Icelandic sentence has a translation in English, and the English sentence has a translation in Swahili, then indirectly, this will provide a Swahili translation for the Icelandic sentence.
Ben o zaman odamı temizliyordum.
- I was cleaning my room for that time.
O zaman, Meksika henüz İspanya'dan bağımsız değildi.
- At that time, Mexico was not yet independent of Spain.
O zamanlarda, bölge İspanya'ya aitti.
- At that time, the territory belonged to Spain.
O zaman bir kitap okuyor muydunuz?
- Were you reading a book at that time?
I went through so unpleasant an experience at that time.
- Ich habe damals eine äußerst unangenehme Erfahrung gemacht.
Mary was looking for you at that time.
- Mary suchte damals nach dir.
If my mother had still been alive, she would have helped me at that time.
- Wenn meine Mutter noch gelebt hätte, hätte sie mir damals geholfen.
At that time, Mexico was not yet independent of Spain.
- Mexiko war damals noch nicht unabhängig von Spanien.
Mr Brown was ill back then.
- Herr Braun war damals krank.
There was no internet back then.
- Damals gab es noch kein Internet.