Mary kendini ihanete uğramış ve aşağılanmış hissetti.
- Mary felt betrayed and humiliated.
Tom kendini hem ihanete uğramış ve hem de aşağılanmış hissetti.
- Tom felt both betrayed and humiliated.
Kandırılmış hissetmiyorum.
- I don't feel cheated.
Aldatılmış olduğunu düşünüyorum.
- I think you've been cheated.
O, ince yontulmuş özelliklere sahip bir kızdı.
- She was a girl with finely chiseled features.
Tom Mary'nin güvenine ihanet etti.
- Tom betrayed Mary's trust.
Biz ona bir kahraman dedik ama o bize ihanet etti.
- We called him a hero, but he betrayed us.
O, ince yontulmuş özelliklere sahip bir kızdı.
- She was a girl with finely chiseled features.