O, geçen yıl o şirket için çalışmaya başladı.
- He began to work for that company last year.
Önümüzdeki ay keman çalmaya başlayalı beş yıl olacak.
- Next month it'll be five years since he began playing the violin.
Yağmur yağmaya başladığında biz başlamak üzereydik.
- We were about to start, when it began to rain.
O, bize başlamak için sinyal verdi.
- He gave us the signal to begin.
Ne zaman başlamak istersin?
- When would you like to begin?
Okul dokuzda başlar ve altıda biter.
- School begins at nine and is over at six.
Mağazaya gidiyorum ve kimi görüyorum? Onunla son kez buluştuğumuzdan beri kendisinde neler gittiğini bana hemen anlatmaya başlayan bir Amerikan arkadaşımı.
- I go into the store, and who do I see? An American friend, who immediately begins to tell me what has been going on with him since we last met.
Bütün başlangıçlar zordur.
- All beginnings are difficult.
Başlangıç işin en önemli kısmıdır.
- The beginning is the most important part of the work.
Yağmur başlamadan önce geri dönelim.
- Let's go back before it begins to rain.
Eğitim oturumunun 16:00'da başlaması planlandı.
- The training session is scheduled to begin at 4 p.m.
I'm beginning to understand.
- I am beginning to understand.
In the beginning God created the heavens and the earth.
- In the beginning God created Heaven and Earth.
... began with online media-based advertisements. ...
... Well, as time went by, scientists began to realize that the lightening bolts and the ...