ausgerüstet

listen to the pronunciation of ausgerüstet
Немецкий Язык - Турецкий язык
teçhiz
Английский Язык - Турецкий язык

Определение ausgerüstet в Английский Язык Турецкий язык словарь

equipped
{s} donatılmış

Tüm polis arabaları kurşun geçirmez cam ile donatılmış. - All the police cars were equipped with bulletproof glass.

Araba dijital kontrollü klima ile donatılmıştır. - The car is equipped with digitally controlled air conditioning.

equipped
{s} donanımlı

Onu yapmak için donanımlı değilim. - I'm not equipped to do that.

O bir yolculuk için donanımlıydı. - He was equipped for a trip.

equipped
{f} donat

Gemi radarla donatılmamış. - The ship is not equipped with radar.

Tekne radar ile donatılmıştı. - The boat was equipped with radar.

equipped
{s} kuşanmış
equipped
(İnşaat) donatılmış, bağlanmış
equipped
donanmak
equipped
teçhizatlanmış
equipped
mücehhez olmak
equipped
mücehhez
finished
(Bilgisayar) bitenler
finished
taşlanmış
finished
(Bilgisayar) tamamlandı

Programa göre proje tamamlandı. - They finished the project on schedule.

İşim zaten 15 Ocak'ta tamamlandı. - My work was already finished on January 15th.

finished
bitik
finished
bitirilmiş

Resim onun tarafından zaten bitirilmişti. - The picture has already been finished by him.

finished
tükenmiş
equipped
donanıma sahip
finished
bitir

Raporu yazmayı bitirdim. - I finished writing the report.

İşimi bitirdikten sonra bürodan ayrıldım. - Having finished my work, I left the office.

finished
{s} işlenmiş
finished
(sıfat) bitmiş, cilalı, sona ermiş, tamam, tamamlanmış, hazır, işlenmiş, tükenmiş, mükemmel