Yaşlı kadın kaşlarını çattı.
- The old woman knitted her brows.
O, kaşlarını kırıştırdı.
- She wrinkled her brows.
Yaşlı kadın kaşlarını çattı.
- The old woman knitted her brows.
O, kaşlarını kırıştırdı.
- She wrinkled her brows.
She spent over half an hour plucking her eyebrows!
- Sie zupfte sich über eine halbe Stunde lang die Augenbrauen.
Tom has bushy eyebrows.
- Tom hat buschige Augenbrauen.