We had to call the locksmith.
- Anahtarcıyı aramak zorundaydık.
It goes without saying that honesty is the key to success.
- Başarının anahtarı olan dürüstlük söylenilmediği taktirde sürer
How many keys? asked Pepperberg.
- Kaç tane anahtar? Pepperberg sordu.
Lucy turned on the light switch.
- Lucy ışık anahtarını açtı.
She groped for the light switch in the dark.
- Karanlıkta el yordamıyla ışık anahtarını aradı.
Could you pass me that wrench?
- O İngiliz anahtarını bana uzatabilir misin?
A wrench is a commonly used tool.
- Bir İngiliz anahtarı, yaygın olarak kullanılan bir araçtır.