zamanında yetişmek

listen to the pronunciation of zamanında yetişmek
Турецкий язык - Английский Язык
in time

He hurried so as to be in time for the train. - Trene zamanında yetişmek için acele etti.

I had breakfast in haste in order to be in time for the first bus. - Ben ilk otobüse zamanında yetişmek için aceleyle kahvaltı yaptım.

zamanında yetişmek
Избранное