Tom bana bağırmak zorunda değildi.
- Tom didn't have to yell at me.
Gerçekten yüksek sesle bağırmak zorunda mıydın?
- Did you really have to yell that loud?
Tom sadece bağırmaya devam etti.
- Tom just kept yelling.
Tom bana bağırmak zorunda değildi.
- Tom didn't have to yell at me.
Zirveye vardığımızda hepimiz çığlık attık.
- When we reached the summit, we all yelled out into the void.
Dan çığlık atıp bağırıyordu.
- Dan was screaming and yelling.
Dan çığlık atıp bağırıyordu.
- Dan was screaming and yelling.
Tom çığlık atıyordu ve bağırıyordu.
- Tom was screaming and yelling.
He yelled directions to the party from the car.
... in the year 1900 was yelling at your neighbor. And yet, if they could see you now, with ...