yayılarak

listen to the pronunciation of yayılarak
Турецкий язык - Английский Язык
lambent
diffusely
yay
spring
yayılarak oturmak
sprawl
yay
bow

We have to get Heracles' bow back. - Heracles'in yayını geri almalıyız.

The Indians fought with bows and arrows. - Kızılderililer yaylarla ve oklarla savaştılar.

yay
longbow
yay
(Bilgisayar) stretch
yay
(Bilgisayar) expand

The fire, which has been raging for over a week in eastern California, continues to expand. - Bir haftadır kırıp geçiren Doğu Kaliforniya'daki yangın, yayılmaya devam ediyor.

yay
string

Tom often thinks of Mary when he hears a string quartet. - Tom yaylı sazlar dörtlüsü duyduğunda sık sık Mary'yi düşünür.

A violin is a stringed instrument. - Keman, yaylı bir enstrümandır.

yay
volute spring
yay
{f} disseminated
yay
release

Why was this news released? - Bu haber neden yayımlandı?

I cannot release that information. It is private. - O bilgiyi yayınlayamam. O özel.

yay
{f} spreading

Who could be spreading that news? - Bu haberi kim yayıyor olabilir?

She tried to prevent the rumor from spreading. - O, söylentinin yayılmasını engellemeye çalıştı.

yay
disseminate

That organization disseminates a lot of information, none of which can be trusted. - O örgüt hiçbiri güvenilir olamayacak kadar çok bilgiyi yaymaktadır.

yay
spread

The fire had spread to the next building before the firemen came. - İtfaiye gelmeden yangın sonraki binaya yayıldı.

Heat was spread throughout the room by the electric stove. - Isı odanın her tarafına elektrik sobasıyla yayıldı.

Yay
astrology Sagittarius, the Archer
Yay
Archer
Yay
sagittarius

The Sagittarius and Perseus Arms of the galaxy remained unexplored for thousands of years. - Galaksinin Yay ve Kahraman kolları binlerce yıl keşfedilmemiş olarak kaldı.

The twelve signs of the Zodiac are: Aries, Taurus, Gemini, Cancer, Leo, Virgo, Libra, Scorpio, Sagittarius, Capricorn, Aquarius and Pisces. - Burçlar kuşağının on iki burcu şunlardır: Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova ve Balık.

kulaktan kulağa yayılarak gelen gelenek
auricular tradition
yay
arch
yay
emit

Even the best cars emit carbon dioxide - En iyi arabalar bile karbon dioksit yayar.

Flesh does not emit light... or does it? - Ten ışık yaymaz... ya da yayar mı?

yay
bow; arch; spring; arc
yay
coil spring
yay
spring; string
yay
{i} coil
yay
arc

The arc of the moral universe is long, but it bends toward justice. - Ahlaki evrenin yayı uzun, ancak adalete doğru eğilir.

Английский Язык - Английский Язык

Определение yayılarak в Английский Язык Английский Язык словарь

yay
An expression of happiness

Yay! I have finally finished my work!.

yay
so, this (accompanied by a hand gesture)
yay
a branch of the Tai languages
yay
Used as an exclamation of pleasure, approval, elation, or victory
yay
yes
Турецкий язык - Турецкий язык

Определение yayılarak в Турецкий язык Турецкий язык словарь

Yay
zemberek
Yay
(Osmanlı Dönemi) HINYE
Yay
(Osmanlı Dönemi) KAVS
Yay
(Osmanlı Dönemi) ŞESİB
Yay
keman
Yay
Zodyak üzerinde, Akrep ile Oğlak arasında bulunan burç
yay
Keman, viyolonsel gibi çalgılarda, titreşim yoluyla ses çıkarmaya yarayan parça
yay
Zenberek
yay
Hallacın pamuk veya yünü atmak için tokmak yardımıyla kullandığı araç: "Karınları hallaç yayından kopup fırlamış gibi beyaz."- R. H. Karay
yay
Çeşitli amaçlarla ve çeşitli biçimlerde yapılan esnek makine bölümleri
yay
Hallacın pamuk veya yünü atmak için tokmak yardımıyla kullandığı araç
yay
Bir eğriden alınan parça
yay
Zodyak üzerinde Akrep ile Oğlak arasında bulunan burcun adı
yay
Ok atmaya yarayan, iki ucu arasına kiriş gerilmiş, eğri ağaç veya metal çubuk. Çeşitli amaçlarla ve çeşitli biçimlerde yapılan esnek makine bölümleri
yay
Ok atmaya yarayan, iki ucu arasına kiriş gerilmiş, eğri ağaç veya metal çubuk
yay
Bir eğriden alınan parça(geo.)
yay
Kayseri ilinde, bir çok kuş türünü barındıran bir göl
yay
Yaz mevsimi
Английский Язык - Турецкий язык

Определение yayılarak в Английский Язык Турецкий язык словарь

yay
bu kadar
yay
oleyy! yaşasın! sevinç belirtisi
yayılarak
Избранное