I want you to lay back and relax.
- Sırtüstü yatmanı ve dinlenmeni istiyorum.
I got tired of lying in bed all day.
- Bütün gün yatakta yatmaktan usandım.
I often stay up all night.
- Sık sık gece geç saatlere kadar yatmam.
My brother would often stay up all night.
- Erkek kardeşim sık sık bütün gece yatmazdı.
I was about to go to bed when he called me up.
- Beni aradığında yatmak üzereydim.
I don't want to go to bed.
- Ben yatmak istemiyorum.
I'd like to lie down for a few minutes.
- Ben birkaç dakika için yatmak istiyorum.
I'd like to lie down.
- Ben yatmak istiyorum.
That's where the problem lies.
- İşte sorun burada yatmaktadır.
I'd like to lie down.
- Ben yatmak istiyorum.
I want to go to sleep soon because I need to get up early tomorrow.
- Yarın erken kalkmam gerektiği için kısa süre içinde yatmak istiyorum.
I know you probably don't want to go to sleep right now, but you should.
- Şu anda muhtemelen yatmak istemediğini biliyorum ama yatmalısın.
My father used to read me bedtime stories when I was a kid.
- Ben bir çocukken babam bana yatma zamanı hikayeleri okurdu.
It's almost my bedtime.
- Neredeyse yatma zamanım.
I often go yachting on weekends.
- Hafta sonlarında sık sık yatçılığa giderim.
Our yacht club has ten members.
- Yat kulübümüzün on üyesi vardır.
You look pale. You had better lie down in bed at once.
- Solgun görünüyorsun. Derhal yatağa uzansan iyi olur.
I'm going to go and lie down.
- Gideceğim ve yatacağım.
What time do you usually go to bed?
- Genellikle ne zaman yatarsın?
I'm really tired; I think I'll go to bed.
- Çok yorgunum; Sanırım yatacağım.
I got tired of lying in bed all day.
- Bütün gün yatakta yatmaktan usandım.
It's not good to sleep with him on the first date.
- İlk randevuda onunla yatmak iyi değildir.
He doesn't want a relationship. He just wants to sleep with me.
- O bir ilişki istemiyor. O sadece benimle yatmak istiyor.