yardım eden

listen to the pronunciation of yardım eden
Турецкий язык - Английский Язык
conducive
concomitant
adjuvant
{i} contributing
yardım eden, yardımcı
help, help
yardım eden ülke
aid giving nation
yardım et
{f} helping

I was attracted to the idea of helping others and getting money. - Diğerlerine yardım etme ve para kazanma fikri beni cezbetti.

Thank you for helping me with my homework. - Ev ödevimde bana yardım ettiğin için teşekkür ederim.

yardım et
{f} aid

Advanced countries must give aid to developing countries. - Gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkelere yardım etmeliler.

The singers sang together in order to raise money to help people with AIDS. - Aids'li insanlara yardım etmek amacıyla para toplamak için şarkıcılar birlikte şarkı söylediler.

yardım et
{f} help

Give help to anyone who needs it. - Her kimin ihtiyacı olursa ona yardım et.

I am always ready to help you. - Ben her zaman sana yardım etmeye hazırım.

yardım et
{f} succor
yardım et
help&
yardım et
conduce to
yardım et
{f} assist

They assisted the painter financially. - Mali olarak ressama yardım ettiler.

I assisted her in moving the furniture. - Mobilyayı taşımada ona yardım ettim.

yardım et
tide over
yardım et
{f} succour
yardım et
conduce
gizlice ev işlerine yardım eden peri
brownie
yardım et
tideover
yardım talep edilen devlet ülkesine yardım talep eden devlet ajanının sızması
(Hukuk) infiltration by agents of the requesting state in the territory of the requested state
Турецкий язык - Турецкий язык
(Osmanlı Dönemi) MUAZID
(Osmanlı Dönemi) inâyetkâr
yardım eden
Избранное