Investors must distinguish between genuine value creation and wishful thinking.
- Yatırımcılar, gerçek değer yaratma ile hüsnükuruntuyu ayırt etmeliler.
They want to create a synthetic life form.
- Onlar sentetik yaşam formu yaratmak istiyor.
Human beings are created to create things.
- İnsan oğlu bir şeyler yaratmak için yaratıldılar.
Human beings are created to create things.
- İnsan oğlu bir şeyler yaratmak için yaratıldılar.
Religion played a very important role in creating the various calendars still in use.
- Din hala kullanımda olan çeşitli takvimleri yaratmada çok önemli bir rol oynamıştır.
She's good at creating the narrative of a crime.
- O bir suçun öyküsünü yaratmada iyidir.
A woman must be a genius to create a good husband.
- Bir kadın iyi bir koca yaratmak için bir dahi olmalı.
I have to create a new website.
- Yeni bir web sitesi yaratmak zorundayım.
A woman must be a genius to create a good husband.
- Bir kadın iyi bir koca yaratmak için bir dahi olmalı.
Human beings are created to create things.
- İnsan oğlu bir şeyler yaratmak için yaratıldılar.
I want to make a difference.
- Ben bir fark yaratmak istiyorum.
I don't want to make an issue of it.
- Bununla ilgili bir sorun yaratmak istemiyorum.
A nation creates music — the composer only arranges it.
- Bir ulus kendi müziğini yaratır - besteci yalnızca onu düzenler.
It is not possible to conceive without perceiving.
- algılama olmadan yaratmak imkansızdır.
The two mirrors facing each other created a repeating image that went on to infinity.
- Birbirlerine bakan iki ayna, sonsuza kadar yinelenen bir görüntü yarattı.
In the beginning God created the heaven and the earth.
- Başlangıçta Tanrı göğü ve yeri yarattı.
Perform an experiment in creating a country from scratch.
- Sıfırdan bir ülke yaratmada bir deney gerçekleştirin.
The separatist movement is creating conflict within the country.
- Ayrılıkçı hareket ülke içinde çatışma yaratıyor.
If God doesn't exist in our world, then I will create God with my own hands.
- Tanrı dünyamızda yoksa, öyleyse Tanrı'yı kendi ellerimle yaratacağım.
Our company is going to be left behind too if we don't create an environment in which we can get instant Internet access.
- Acil internet girişi olan bir çevre yaratmazsak, bizim şirketimizde geride kalacak.