Tom went to the horse races once last summer.
- Tom geçen yaz bir kez at yarışlarına gitti.
We compete in ski races.
- Kayak yarışlarında rekabet ederiz.
I am training hard so that I may win the race.
- Ben, yarışı kazanabilirim diye sıkı eğitim yapıyorum.
Only four horses competed in the race.
- Sadece dört at yarışta yarıştı.
Ten teams competed for the prize.
- On takım ödül için yarıştı.
Only four horses competed in the race.
- Sadece dört at yarışta yarıştı.
The wrestler had his right leg broken in a bout.
- Bir yarışmada güreşçinin sağ bacağı kırıldı.
We can't compete with that.
- Biz onunla yarışamayız.
Nobody can compete with that.
- Hiç kimse onunla yarışamaz.
He was disqualified from taking part in the contest.
- O, yarışmaya katılmaktan diskalifiye edildi.
The contestant made two false starts.
- Yarışmacı, iki yanlış start yaptı.
What's your favorite racing game?
- Gözde yarış oyunun nedir?
He knows better than to spend all his money on horse racing.
- Bütün parasını at yarışına harcamayacak kadar akıllı.
The Yankees are running away with the pennant race.
- Bayrak yarışında Yankiler fark atıyorlar.
He is one of the candidates running for mayor.
- Belediye başkanlığı için yarışan adaylardan biridir.