yaklaş

listen to the pronunciation of yaklaş
Турецкий язык - Английский Язык
(Bilgisayar) zoom in
(Bilgisayar) zoom
{f} near

Don't come near me. I have a cold. - Bana yaklaşma, soğuk almışım.

Your birthday is drawing near. - Doğum günün yaklaşıyor.

{f} approach

He is a hard man to approach. - O yaklaşması zor bir adamdır.

He approached and fell on his knees. - O yaklaştı ve dizlerinin üzerine düştü.

{f} approximate

A person's heart is approximately the same size as their fist. - Bir insanın kalbi, yaklaşık olarak yumruğuyla aynı boyuttadır.

Dogs breathe approximately 30 times a minute. - Köpekler yaklaşık olarak dakikada otuz kez nefes alır.

come near

He does not let the opponent come near him. - O, rakibin ona yaklaşmasına izin vermez.

Don't let that dog come near me! - O köpeği yanıma yaklaştırma!

{f} nearing

The end of my probation period is nearing. - Benim deneme süremin sonu yaklaşıyor.

We're slowly nearing the end. - Biz yavaş yavaş sona yaklaşıyoruz.

yaklaş ma
(Hukuk) (tır) approximation
yaklaş ve demirle
(Askeri) approach and moor
yaklaş
Избранное