yükümlülük

listen to the pronunciation of yükümlülük
Турецкий язык - Английский Язык
liability
obligation

I can no longer fulfill my obligations. - Artık yükümlülüklerimi yerine getiremiyorum.

I only went to the party to fulfill my societal obligations. - Ben sadece benim toplumsal yükümlülüklerimi yerine getirmek için partiye gittim.

function
responsibility
duty
engagement
obligation, liability
obligation, liability, commitment mükellefiyet
incumbency
compulsion
ought
(Hukuk) commitment, liability, obligation
encumbrance
charge
impost
onus
(Politika, Siyaset) imposition
care
(Ticaret) accountability
commitment
amenability
yükümlülük ihlalinin ileri sürülmesi
(Hukuk) alleged infringement of an obligation
yükümlülükler
(Ticaret) liabilities

His plan has both virtues and liabilities. - Onun planının hem erdemleri hem de yükümlülükleri vardır.

askeri insan gücü seferberlik ve yükümlülük durum raporu
(Askeri) military manpower mobilization and accession status report
keyfi yükümlülük
(Politika, Siyaset) arbitrary liability
maddi yükümlülük
(Ticaret) pecuniary obligation
parasal yükümlülük
(Hukuk) pecuniary obligation
zincirleme yükümlülük
(Ticaret) double liability
Турецкий язык - Турецкий язык
Yükümlü olma durumu, mükellefiyet: "... milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla ... temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir."- Anayasa
Yükümlü olma durumu, mükellefiyet
vecibe
yükümlülük
Избранное