widerstehend

listen to the pronunciation of widerstehend
Английский Язык - Турецкий язык

Определение widerstehend в Английский Язык Турецкий язык словарь

resisting
mukavemetli
resisting
dirençli
resisting
direnç gösteren
standing
(Ticaret) devamlılık
standing
akmaz
standing
geçerlilik
standing
devam

O yol boyunca ayakta durmaya devam etti. - He kept standing all the way.

Yapabildiğim bütün şey ayakta durmaya devam etmekti. - It was all I could do to keep standing.

standing
süreklilik
standing
devamlı
resistibly
direnilebilir şekilde
resistingly
direnç göstererek
standing
süreklilik/mevki
standing
{i} mevki
standing
{i} yer

Sadece, Nürnberg Bölgesel Ekspres treninde ayakta duracak yer vardı. - There was standing room only in the Regional Express to Nuremberg.

Sandalyemiz yok. Ayakta dururken yer misin? - We're out of chairs. Would you mind eating while standing up?

standing
{s} sürekli
standing
sürekli/durgun/duran
standing
{i} geçmiş
standing
{s} her zaman geçerli olan
standing
{s} durgun
Немецкий Язык - Английский Язык
resistibly
standing
resistingly
resisting
withstanding
resistively