wealth,-affluence

listen to the pronunciation of wealth,-affluence
Английский Язык - Турецкий язык

Определение wealth,-affluence в Английский Язык Турецкий язык словарь

riches
varlık
riches
variyet
riches
{i} hazine
riches
{i} servet

Bütün servetini kaybetti. - He lost all his riches.

Dünyanın en zengin insanlarının toplam net serveti 2016 yılında % 18 artarak 7.67 trilyon dolara yükseldi. - The total net worth of the world's richest people rose by 18% in 2016 to $7.67 trillion.

riches
{i} zenginlik

Brezilya çok zengindir; onun zenginliği çok büyüktür; kahve onun en büyük zenginliklerinden biridir. - Brazil is very rich; its richness is immense; coffee is one of its greatest riches.

Tom zenginlik ve şöhret istiyor. - Tom wants riches and fame.

Английский Язык - Английский Язык
{i} riches