O,oyucaklarını yatağın altına sakladı.
- He hid his toys under the bed.
Jack kırdığı tabağı sakladı fakat küçük kız kardeşi onu gammazladı.
- Jack hid the dish he had broken, but his little sister told on him.
Tom hapiste olduğu gerçeğini gizledi.
- Tom concealed the fact that he had been in prison.
O, bir tezgahtar olduğu gerçeğini gizlemişti.
- She concealed the fact that she used to be a salesgirl.
Tom gizlenmiş bir silah taşıyordu.
- Tom was carrying a concealed weapon.
He hid his grief behind a smile.
- Er verbarg seinen Kummer hinter einem Lächeln.
Tom hid his worries from his wife.
- Tom verbarg seine Sorgen vor seiner Frau.