Tom zaman zaman Mary'yi anne babasının evinde ziyaret eder.
- Tom occasionally visited Mary at her parents' house.
O, zaman zaman beni ziyaret etti.
- He occasionally visited me.
Onlar bazen buraya gelir.
- They come here occasionally.
Bazen işler planlandığı gibi gitmez.
- Occasionally, things don't go as planned.
Robert ara sıra beni ziyaret eder.
- Robert occasionally visits me.
Sen ara sıra ziyaret edeceğiz.
- We will visit you occasionally.