tutumsuzca

listen to the pronunciation of tutumsuzca
Турецкий язык - Английский Язык
improvident
tutum
manner

Tom has no manners at all. - Tom'un hiç tutumu yok.

Tom has very good manners. - Tom çok iyi tutuma sahip.

tutum
attitude

As much as 90 percent of happiness comes from elements such as attitude, life control and relationships. - Mutluluğun yüzde 90 kadarı tutum, yaşam kontrolü ve ilişkiler gibi unsurlardan geliyor.

Tom doesn't like Mary's attitude. - Tom Mary'nin tutumunu sevmiyor.

tutum
{i} stance

He took an uncertain stance. - O değişken bir tutum takındı.

One speech, one particular stance, one wrong statement can change everything all of a sudden. - Bir konuşma, bir tutum, hatalı bir açıklama bir anda her şeyi değiştirebilir.

tutum
{i} behavior
tutum
{i} Providence
tutum
line of conduct
tutum
geste
tutum
{i} demeanor
tutum
(Tekstil) hand
tutum
behave
tutum
conduct
tutum
(Politika, Siyaset) action
tutum
stand
tutum
position
tutum
(Teknik,Tekstil) feel
tutum
posture
tutum
demeanour
tutum
economy
tutum
spirit
tutum
saving
tutum
thrift
tutum
complexion
tutum
thriftiness
tutum
frugality
tutum
slant
tutum
{i} carriage
tutum
(Tekstil) handle
tutum
{i} sparingness
tutum
thrift, economy
tutum
{i} behaviour

The child's behaviour and attitude towards his fellow students was exemplary. - Çocuğun okul arkadaşlarına karşı davranışı ve tutumu ibret vericiydi.

tutum
manner of conduct, way of behaving
tutum
psych. attitude
tutum
attitude, demeanour; manner, conduct; thrift, economy, frugality
tutum
(Hukuk) action, policy, stance
tutum
behaviour [Brit.]
Турецкий язык - Турецкий язык

Определение tutumsuzca в Турецкий язык Турецкий язык словарь

Tutum
idare
tutum
Tutulan yol, davranış
tutum
Tutulan yol, davranış: "Anlayışsızlıklarınız ve yanlış tutumlarınız yüzünden beni inatçı sanıyorsunuz."- T. Buğra
tutum
Aşırı harcamalardan sakınma, iktisat, ekonomi
tutumsuzca
Избранное