to advise or exhort against; to try to persuade (one from a course)

listen to the pronunciation of to advise or exhort against; to try to persuade (one from a course)
Английский Язык - Турецкий язык

Определение to advise or exhort against; to try to persuade (one from a course) в Английский Язык Турецкий язык словарь

dissuade
{f} aklını çelmek
dissuade
caydırmak
dissuade
{f} from -den caydırmak, -den vazgeçirmek
dissuade
çelmek
dissuade
vazgeçirmek
dissuade
caydır

Tom kolayca caydırılmayacak. - Tom won't be easily dissuaded.

Benim bir arkadaşımı evlenmekten caydırmaya çalıştım. - I tried to dissuade a friend of mine from getting married.

dissuade
caydırma

Benim bir arkadaşımı evlenmekten caydırmaya çalıştım. - I tried to dissuade a friend of mine from getting married.

dissuade
vazgeçir

O onu projeye katılmaktan vazgeçirmeye çalıştı. - She tried to dissuade him from participating in the project.

Onu projeye katılmaktan vazgeçirmeye çalıştım. - I tried to dissuade him from participating in the project.

dissuade
{f} kandırmak
dissuade
aksine ikna etmek
dissuade
dissuasion vazgeçirme
Английский Язык - Английский Язык
dissuade
to advise or exhort against; to try to persuade (one from a course)
Избранное