Tom'un hâlâ hafif bir topallaması var.
- Tom still has a slight limp.
Tom'un topallaması psikosomatik.
- Tom's limp is psychosomatic.
Tom'un hâlâ hafif bir topallaması var.
- Tom still has a slight limp.
Tom hafif bir topallama ile yürür.
- Tom walks with a slight limp.
Tom'un son zamanlarda aksadığını görmedim.
- I haven't seen Tom limp recently.
Neden aksayarak yürüyorsun?
- Why are you walking with a limp?
... We call it the placebo effect. ...
... IN THE JANITOR'S ROOM WE CALL YOU THE BOWL BUSTER. ...