Biz şafakta kalkmalıyız.
- We must get up at dawn.
Tom şafaktan alacakaranlığa kadar çalıştı.
- Tom worked from dawn to dusk.
Küçük kız gün ağarırken uyandı.
- The little girl woke at dawn.
Onun o sözlerle kastettiği şey sonunda kafama dank etti.
- What he meant by those words finally dawned on me.
Anlam sonunda kafama dank etti.
- The meaning dawned upon me at last.
... but much shorter than people think at the beginning. ...
... Because our energy is low cost, that are already beginning to come back because of our abundant ...