teslim etme

listen to the pronunciation of teslim etme
Турецкий язык - Английский Язык
surrender

The police persuaded the criminal to surrender his weapon. - Polis silahını teslim etmesi için suçluyu ikna etti.

Did Tom have to surrender his passport? - Tom pasaportunu teslim etmek zorunda mıydı?

submitting
ceding
(Bilgisayar) check in
(Bilgisayar) committing
commitment
(Ticaret) submittal
handing over
committal
delivery
disgorge
teslim etmek
deliver

How long does it take to deliver a pizza? - Bir pizzayı teslim etmek ne kadar sürer?

My work was to deliver pizza by motorcycle. - İşim motosikletle pizza teslim etmekti.

teslim etmek
{f} submit

He had to submit himself to their decision. - O onların kararına kendini teslim etmek zorunda kaldı.

We have to submit it before the deadline. - Son teslim tarihinden önce onu teslim etmek zorundayız.

teslim etmek
surrender

Did Tom have to surrender his passport? - Tom pasaportunu teslim etmek zorunda mıydı?

teslim etmek
{f} commit
teslim etmek
hand something in
teslim etmek
{f} give up
teslim etmek
hand over
teslim etmek
give in
teslim et
(Bilgisayar) deliver

Did you deliver the note? - Notu teslim ettin mi?

I'm sorry. I should've delivered this yesterday. - Üzgünüm. Bunu dün teslim etmeliydim.

teslim et
(Bilgisayar) commit
teslim et
(Bilgisayar) check in
teslim etmek
turn somebody over to somebody
teslim etmek
render
teslim etmek
committal
teslim etmek
give something in
teslim etmek
turn over
teslim etmek
admit
teslim etmek
weigh in with
teslim etmek
(Dilbilim) give up to
teslim etmek
accept
teslim etmek
resign to
teslim etmek
supply
teslim etmek
(Kanun) quit
teslim et
cede
teslim et
consign
teslim et
{f} submitting
teslim et
deliver up
teslim et
hand over

Tom agreed to hand over his gun to the police. - Tom silahını polise teslim etmeyi kabul etti.

In an insistent voice, he asked his brother to hand over the letter and he died. - O, ısrarlı bir sesle erkek kardeşinin mektubu teslim etmesini istedi ve öldü.

teslim etmek
give over
teslim etmek
cede
teslim etmek
fork up
teslim etmek
hand in
teslim etmek
turn sb over to
teslim etmek
concede
teslim etmek
to deliver

Tom asked me to come here to deliver this message. - Tom bu mesajı teslim etmek için buraya gelmemi istedi.

I have to deliver this package to Tom Jackson. - Bu paketi Tom Jackson'a teslim etmek zorundayım.

teslim etmek
handing-over
teslim et
ceding
teslim etmek
a) to deliver, to consign b) to give sth in, to hand sth in c) to commit d) to turn sb over to sb e) to surrender f) to admit, to acknowledge, to accept, to grant
teslim etmek
deliver up
teslim etmek
possession
teslim etmek
turn in

We have to turn in our reports by the end of this month. - Bu ayın sonuna kadar raporlarımızı teslim etmek zorundayız.

You have to turn in the reports on Monday. - Raporları pazartesi günü teslim etmek zorundasınız.

teslim etmek
resign
teslim etmek
disgorge
teslim etmek
yield
teslim etmek
accord
teslim etmek
{f} confide
teslim etmek
yield up
teslim etmek
grant
teslim etmek
own
teslim etmek
consign
teslim etmek
(Hukuk) to deliver, to submit
teslim etmek
1. to deliver or hand over. 2. (Askeriye) to surrender (a place) (to the enemy). 3. to concede, admit, acknowledge, grant
Турецкий язык - Турецкий язык

Определение teslim etme в Турецкий язык Турецкий язык словарь

Teslim etmek
(Osmanlı Dönemi) MÜVAFAT
teslim etmek
Bir şeyi sahibine vermek
teslim etmek
Bir şeyin kullanımını, korunmasını veya mülkiyetini vermek, bırakmak, devretmek, terk etmek
teslim etmek
Bir kadın, bir erkeğe kendini vermek
teslim etmek
Gerçek olduğunu söylemek
teslim etme
Избранное