temas

listen to the pronunciation of temas
Турецкий язык - Английский Язык
contact

By studying overseas, students can come into contact with other manners and customs. - Yurt dışında eğitim görerek, öğrenciler diğer görgü ve gelenekler ile temas kurabilirler.

Tom did his best to avoid making eye contact with Mary. - Tom Mary ile göz temasından kaçınmak için elinden geleni yaptı.

brush
contact, communication
contiguity
feel

Tom is in touch with his feelings. - Tom duyguları ile temas halinde.

Feel free to contact me if you have any other questions. - Başka sorunlarınız olursa benimle temas kurmaktan çekinmeyin.

touch

I will get in touch with you. - Ben seninle temas kuracağım.

I will get in touch with you again about this matter. - Bu konuyla ilgili seninle tekrar temasa geçeceğim.

contact, touch
communication
{i} contacting

He will be contacting you directly. - O sizinle doğrudan temas kuracak.

in touch

I will get in touch with you. - Ben seninle temas kuracağım.

He confessed in court that he was in touch with racist groups. - O, ırkçı gruplarla temas halinde olduğunu mahkemede itiraf etti.

contact in
contact patch
contingence
temas etmek
contact

Please don't hesitate to contact me if you have any other questions. - Başka sorunlarınız olursa benimle temas etmekten çekinmeyin.

It's too late to contact Tom now. - Artık Tom'la temas etmek için çok geç.

temas etmek
{f} touch
temas açısı
angle of contact
temas etme
(Pisikoloji, Ruhbilim) touching
temas etme
contacting
temas etmek
(Matematik) osculate
temas etmek
get in touch with
temas hissine ait
haptic
temas kurmak
come into contact with
temas kurmak
make contact
temas kurmak
contact
temas noktası
(Askeri,Teknik) point of contact
temas potansiyeli farkı
(Bilgisayar,Teknik) contact potential difference
temas uçları
(Otomotiv) points
temas ve haberleşme
(Askeri) intercommunication
temas agnozisi
(Pisikoloji, Ruhbilim) tactile agnosia
temas alanı
contact area
temas algısı
(Pisikoloji, Ruhbilim) tactile perception
temas algısı bozukluğu
(Pisikoloji, Ruhbilim) tactile-perceptual disorder
temas alıcısı
(Pisikoloji, Ruhbilim) tactile receptor
temas amnezisi
(Pisikoloji, Ruhbilim) tactile amnesia
temas aplikatörü
(Tıp) dabbing applicator
temas ayırt etme
(Pisikoloji, Ruhbilim) tactile discrimination
temas basıncı
contact pressure
temas bölgesi
(Biyoloji) contact zone
temas bölgesi
(Askeri) contact area
temas bölgesi elemanı
(Biyoloji) contact zone element
temas bölgesi kalınlığı
(Biyoloji) contact zone thickness
temas bölgesi komutanı
(Askeri) contact area commander
temas bölgesi özet pozisyon raporu
(Askeri) contact area summary position report
temas derecesi
contact rating
temas direnci
contact resistance
temas diskleri
(Pisikoloji, Ruhbilim) tactile discs
temas eden yüzeyler
mating surfaces
temas ekibi
(Askeri) contact party
temas etmek
1. to touch. 2. to touch on (a subject). 3. to contact, get in touch with (someone); to meet and talk with, meet with
temas etmek
to touch
temas gerilimi
contact potential
temas gerilmesi
contact stress
temas gücü
contact rating
temas halusinasyonu
(Pisikoloji, Ruhbilim) tactile hallucination
temas hattı
(Askeri) line of contact
temas hezeyanı
(Tıp) contact delirium
temas hipotezi
(Pisikoloji, Ruhbilim) contact hypothesis
temas izleme
(Pisikoloji, Ruhbilim) contact tracing
temas iğnesi
contact pin
temas kayboldu
(Askeri) contact lost
temas kaybı
(Havacılık) contact lost
temas kaçınılmaz
(Askeri) contact imminent
temas keşfi
(Askeri) contact reconnaissance
temas korozyonu
(Havacılık) contact corrosion
temas kurmak
to get on to sb, to contact
temas kurmak
get into touch
temas kurmak
to establish contact with
temas makarası
contact coil
temas makarası grubu
contact roll assembly
temas muhtemel değil
(Askeri) contact improbable
temas mukavemeti
contact resistance
temas oranı
(Biyoloji) contact rate
temas patlaması önleyici
(Askeri) contact burst preclusion
temas pini
contact pin
temas potansiyeli engeli
(Bilgisayar,Teknik) contact potential barrier
temas raporu
(Askeri) contact report
temas sathı
contact face
temas savunmacılığı
(Pisikoloji, Ruhbilim) tactile defensiveness
temas sporları
contact sports
temas taraması
(Havacılık) contact scanning
temas termometresi
contact thermometer
temas tesellisi
(Pisikoloji, Ruhbilim) contact comfort
temas titreşim algılayıcı
(Askeri) contact vibration sensor
temas uzak
(Askeri) contact remote
temas yok
(Havacılık) negative contact
temas yolları
(Çevre) route of exposure
temas yoluyla öğrenme
tactile learning
temas yürütmek
maintain contact with
temas yüzeyi
contact surface
temas yüzeyi
surface of contact
temas yüzeyi
contact face
temas yüzeyi
contact area
temas yüzeyi
(Otomotiv) mating face
temas yüzeyleri
(Otomotiv) mating surfaces
temas yüzeyleri
surfaces of contact
temas zehiri
contact insecticide
temas çevresi
(Çevre) contact boundary
temas çizgisi
(Havacılık) attachment line
temas önlemi
(Biyoloji) contact precaution
temas ünitesi
contact unit
cinsel temas
(Biyoloji) sexual intercourse
direkt temas
(Tıp) direct contact
elle temas etmek
touch
temas kurmak
reach
temas kurmak
get on to sb
fiziksel temas
physical contact

fiziksel temas isteriz.

Bosna Temas Grubu
(Hukuk) Bosnia Contact Group
arama ve kurtarma temas noktası; uzay komutanlığı harekat merkezi; Uzay Harekat
(Askeri) search and rescue (SAR) points of contact; space command operations center; Space Operations Center (USSPACECOM)
bobin temas basıncı
package contact pressure
irtibat noktası, temas noktası, başvuru makamı
(Askeri) point of contact
kaçmak için seçilmiş bölge temas noktası
(Askeri) selected area for evasion-contact point
kontrol noktası; toplama noktası; komuta yeri; temas noktası; kontrol noktası; y
(Askeri) check point; collection point; command post; contact point; control point; counterproliferation
piste ilk temas bölgesi
(Havacılık) touchdown zone
potansiyel temas durumu
(Çevre) potentially exposed
primer temas
(Tıp) primary contact
ulusal temas noktası
national contact point
Турецкий язык - Турецкий язык
(Osmanlı Dönemi) Bak: Temass
Gidip gelme, ulaşım, bağlantı
Buluşup görüşme, ilişki kurma, münasebet: "Her nevi halkla temas ve kaynaşma hâlinde bulunmalıdır."- S. F. Abasıyanık
Dokunma
Değme, dokunma
Değinme, sözünü etme, bahsetme
(Osmanlı Dönemi) değmek
Değme, dokunma (I), dokunuş (I)
Değme, dokunma, dokunuş
Buluşup görüşme, ilişki kurma, münasebet
değinti
temas etmek
Dokunmak, değmek
temas etmek
Konuşup görüşmek
temas etmek
Değinmek, sözünü etmek, bahsetmek
bir şeye temas etmek
Konuşup görüşmek
bir şeye temas etmek
Değinmek, sözünü etmek, bahsetmek
bir şeye temas etmek
Dokunmak, değmek
temas
Избранное