tavsiye edilmez

listen to the pronunciation of tavsiye edilmez
Турецкий язык - Английский Язык
inadvisable
tavsiye et
{f} recommended

Tom recommended this book to me. - Tom bana bu kitabı tavsiye etti.

My friend recommended that I shouldn't buy an iPad yet, but to wait until I see what Apple's competitors come out with. - Arkadaşım henüz bir iPad almamam gerektiğini fakat Apple'ın rakiplerinin ne konuşacaklarını görünceye kadar beklememi tavsiye etti.

tavsiye et
{f} advising
tavsiye et
advise

My brother advised me to stop smoking. - Erkek kardeşim bana sigara içmeyi bırakmamı tavsiye etti.

George was so tired that his doctor advised him to take better care of himself. - George o kadar yorgundu ki doktoru ona kendisine daha iyi bakmasını tavsiye etti.

tavsiye et
{f} counsel
tavsiye et
advise to be
tavsiye et
advised

George was so tired that his doctor advised him to take better care of himself. - George o kadar yorgundu ki doktoru ona kendisine daha iyi bakmasını tavsiye etti.

I advised him to take a rest. - Ben ona dinlenmesini tavsiye ettim.

tavsiye edilmez
Избранное