tamiri

listen to the pronunciation of tamiri
Турецкий язык - Английский Язык
Repair
tamir
repair

I am going to have my watch repaired by John. - Saatimi John'a tamir ettireceğim.

I will only buy the car if they repair the brakes first. - Frenleri tamir ederlerse, arabayı satın alacağım.

tamir
{i} mend

I will have him mend my shoes. - Ona ayakkabılarımı tamir ettireceğim.

Why don't you mend that fuse? - Niçin o sigortayı tamir etmiyorsun?

tamir
restoration
tamir
fix

Will you send someone to fix it as soon as possible? - Mümkün olduğunca kısa sürede onu tamir etmesi için birini gönderir misin?

I had my watch fixed. - Saatimi tamir ettirdim.

tamir
(Ticaret) troubleshooting
tamir
maintenance
tamir
out work
tamir
mending

Your shoes want mending. - Ayakkabılarının tamir edilmesi gerekiyor.

Mary is mending the carpet. - Mary halıyı tamir ediyor.

tamir
{i} overhaul
beton tamiri
concrete maintenance
kafes tamiri repair made
to the framework of a wooden building
konteyner tamiri
conrepair
lastik tamiri
rubber repairs
lastik tamiri malzemesi
puncture outfit
tamir
wrecking
tamir
{i} fixing

I am fixing the washing machine. - Çamaşır makinesini tamir ediyorum.

Ted is good at fixing watches. - Ted saatleri tamir etmede iyidir.

tamir
redress
tamir
renovation
tamir
refit
tamir
repair " onarım; overhaul, maintenance; restoration
tamir
{i} reparation
tamir
refitment
tamir
(Hukuk) maintanence
tamir
repair, repairing, fixing, mending
tamir
making amends for
uterus boynunun plastik tamiri
(Tıp) tracheloplasty
Английский Язык - Английский Язык

Определение tamiri в Английский Язык Английский Язык словарь

Tamir
{i} male first name (Hebrew)
Турецкий язык - Турецкий язык

Определение tamiri в Турецкий язык Турецкий язык словарь

TAMİR
(Osmanlı Dönemi) Hurması olan kişi
tamir
Yapılan bir yanlışı, kusuru düzeltmeye çalışma
tamir
Yapılan bir yanlışı, kusuru düzeltmeye çalışma: "Mademki bir münasebetsizlik etmişsin, bunu tamire imkân yok muydu?"- R. N. Güntekin
tamir
Onarma, onarım
tamiri
Избранное