Çok konuşmaya eğilimlidir.
- She tends to talk too much.
Diğer öğrenciler onunla konuşmadığından dolayı Mary yalnızdı.
- Mary was lonely because the other students didn't talk to her.
Birisiyle konuşmak zorundayım.
- I have to talk to somebody.
Herhangi birisiyle konuşmak ister misin?
- Do you want to talk to anyone?
... And a young man I was talking to had just gone back to school. ...
... I was talking to one of my mentors, Dr. Christiane ...