sezon

listen to the pronunciation of sezon
Турецкий язык - Английский Язык
season

The baseball season has opened. - Beyzbol sezonu açıldı.

They went hunting most days of the season. - Sezonun çoğu günü ava gitti.

(Turizm) high season
(Turizm) peak season

Right now it's peak season in Cancún. - Şu anda Cancun'da yoğun sezon.

season (for an activity): tiyatro sezonu theatrical season
sezon dışı
(Turizm) off season
sezon dışı
(Turizm) off-season
sezon dışı
(Turizm) low season
sezon öncesi
preseason
sezon başı
start of season
sezon başı
beginning of season
sezon sonu
season final
durgun sezon
off-season
en yoğun sezon
peak season
kapalı sezon
close season
kapalı sezon
close time
yüksek sezon
high season
ölü sezon
slack season, off season
ölü sezon
off-season
Турецкий язык - Турецкий язык
Belirli bir süre: "Böylece tiyatro sezonu hakkında insan yarım saat içinde fikir edinebilmiş oluyor."- H. Taner
Genellikle sporda belli bir etkinlik süresi
Mevsim
Belirli bir süre
ölü sezon
Ölü mevsim
sezon
Избранное