sefalet

listen to the pronunciation of sefalet
Турецкий язык - Английский Язык
{i} poverty
wretchedness
baseness, vileness
misery, wretchedness
misery, poverty, the gutter
squalor
dog's life
calamity
squalidness
squalidity
misery

Misfortune and misery threaten you. - Şansızlık ve sefalet seni tehdit etti.

Many have suffered oppression and misery for a long period of time under the rule of colonialism. - Birçoğu sömürgeciliğin egemenliği altında uzun bir süre baskı ve sefaletten çekmiştir.

sordidness
beggary
indigence
distress
want
miserable
gutter
wretched
sefalet içinde
wretchedly
sefalet içinde yaşamak
rough it
sefalet çekmek
to suffer privation, to live in misery, to rough it
sefalet çekmek
to suffer extreme poverty
sefalet çekmek
starve
Турецкий язык - Турецкий язык
(Osmanlı Dönemi) Fakirlik, yoksulluk. Fakirlikten gelen sıkıntı. Sefillik
Yoksulluk, yoksulluk sıkıntısı
Yoksulluk, yoksulluk sıkıntısı: "İnsan onu bir gördü mü evlerin, sokakların sefaletini unutur giderdi."- T. Buğra
(Osmanlı Dönemi) perişanlık, yoksulluk
sefalet
Избранное