He put a mark on the page.
- O, sayfaya bir işaret koydu.
Look at the next page.
- Bir sonraki sayfaya bakın.
I’ll be out all day, so page me if you need me.
This machine can print sixty pages a minute.
- Bu makine dakikada 60 sayfa basabilir.
Date of last revision of this page: 2010-11-03
- Bu sayfanın son güncellenme tarihi: 2010.11.03
He turned over a new leaf in life.
- Hayatında beyaz bir sayfa açtı.
Take a leaf out of his book.
- Onun kitabından bir sayfa al.
On a separate sheet of paper, describe your best friend: age, where he or she lives, his or her job, etc.
- Ayrı ayrı sayfalara, en iyi arkadaşınızı anlatın; yaşı, nerede yaşadığı, işi gibi...
Leave this sheet blank.
- Bu sayfayı boş bırak.
This machine can print sixty pages a minute.
- Bu makine dakikada 60 sayfa basabilir.
Someone has ripped out the first three pages of this book.
- Biri bu kitabın ilk üç sayfasını yırtmış.