He is one of the greatest artists in Japan.
- Japonya'daki en büyük sanatçılardan biridir.
To the eye of an artist, this is valuable, I hear.
- Bir sanatçı gözüyle,bu değerlidir, duyarım.
We are all free artworkers from all over the world.
With both song and dance, the performers put on an excellent show.
- Hem şarkı hem de dans ile sanatçılar mükemmel bir gösteriyi sahneye koydular.
Mary is a charismatic performer, and really knows how to captivate her audience.
- Mary karizmatik bir sanatçıdır ve seyircisini nasıl cezbedeceğini gerçekten biliyor.