söylenen

listen to the pronunciation of söylenen
Турецкий язык - Английский Язык
querulous
repining
said

The girl said she was going shopping with her mother, ignoring what she was told. - Kız kendine söyleneni görmezden gelerek annesiyle alışverişe gideceğini söyledi.

Did you understand everything that was said at the meeting? - Toplantıda söylenen her şeyi anladın mı?

söylenen kimse
grump
söylenen şeyler
utterances
söyle
{f} said

It doesn't matter what he said. - Söylediği şeyin hiçbir önemi yok.

I remember what he said. - Onun ne söylediğini hatırlıyorum.

söyle
told

My father told me not to read a book in my bed. - Babam yatakta kitap okumamamı söyledi.

She told me that she had bought a CD. - Bana bir CD aldığını söyledi.

söyle
spit it out !
söyle
say

I've got nothing to say to him. - Ona söyleyecek hiçbir şeyim yok.

Some doctors say something to please their patients. - Bazı doktorlar hastalarını memnun etmek için bir şeyler söylerler.

söyle
confide

He hasn't said anything publicly, but in confidence he told me he's getting married. - O bana alenen bir şey söylemedi ama sır olarak o bana evleneceğini söyledi.

I told you that in confidence, so why did you tell Jane about it? - Onu sana sır olarak söyledim, öyleyse niçin Jane'e ondan bahsettin?

söyle
tell

Tell me which of the two cameras is the better one. - İki kameradan hangisinin daha iyi olduğunu bana söyle.

Please tell me where you will live. - Lütfen bana nerede yaşayacağını söyle.

söyle
told to
söyle
{f} saying

He received a telegram saying that his mother had died. - O, annesinin öldüğünü söyleyen bir telgraf aldı.

He began by saying that he would not speak very long. - O, çok uzun konuşmayacağını söyleyerek başladı.

ayrılırken söylenen dokunaklı söz
parthian shaft
söyle
dictate
söylenenler
Those who said
ayrılırken söylenen dokunaklı söz
parthian shot
ayrılırken söylenen dokunaklı söz
parting shot
ağızdan lâf almak için söylenen söz
draw
başkası için söylenen söz
apostrophe
daha önce söylenen
(Hukuk) foregoing
dikkati başka yöne çekmek için söylenen söz
red herring
en bas sesle söylenen ezgi
ground bass
en son olarak söylenen
last mentioned
gitarla söylenen antillere özgü balad
Calypso
kendi kendine söylenen
grump
kendi kendine söylenen sözler
aside
kolayca söylenen
glib
sonraki kelime ile söylenen sözcük
proclitic
söyle
apprise
söyle
mouth

Tom kept his mouth shut and didn't tell anyone what had happened. - Tom ağzını kapalı tuttu ve ne olduğunu kimseye söylemedi.

He opened his mouth as if to speak, but didn't say anything. - Konuşacakmış gibi ağzını açtı ama hiçbir şey söylemedi.

söyle
toldto
söyle
spit it out
söyle
told#to
sık söylenen söz
commonplace
topluca söylenen şarkı
catch
yapmacıklı bir dille söylenen
euphuistic
yukarıda söylenen
(Hukuk) aforesaid
çabuk söylenen komik şarkı sözleri
patter
üstü kapalı söylenen şey
sous entendu
söylenen
Избранное