replenishment

listen to the pronunciation of replenishment
Английский Язык - Турецкий язык
(Askeri) bütünleme
(Askeri) bütünleme ikmali
(Askeri) bütünleyici ikmal
tekrar doldurma
ikmal
yeniden doldurma
(Askeri) BÜTÜNLEME İKMALİ, BÜTÜNLEME: Bak. "replenishment supplies"
tekrar dolma
(Ticaret) yerine koyma
(Ticaret) yenileme
replenishment at sea
(Askeri) denizde ikmal
replenishment spare parts
(Askeri) bütünleme yedek parçaları
replenishment at sea
(Askeri) DENİZDE İKMAL: Denizdeyken personel ve/veya ikmal maddelerinin transferini gerçekleştirmek için gerekli harekat
replenishment cycle quantity
(Askeri) bütünleme devresi miktarı
replenishment cycle quantity
(Askeri) BÜTÜNLEME DEVRESİ MİKTARI: Birbirini takip eden bütünleme ikmalleri arasındaki fasılada normal harekatı devam ettirmek için gerekli malzeme miktarı. Normal şartlar altında bu miktar, işletme ikmal seviyesine (operating level) eşittir
replenishment requisition
(Askeri) bütünleme isteği
replenishment requisition
(Askeri) BÜTÜNLEME İSTEĞİ: Birlik stoklarını garnizon stok seviyelerine getirmek için ikmal yapan depolarca belirtilen tarihlerde gönderilen istek
replenishment spare parts
(Askeri) BÜTÜNLEME YEDEK PARÇALARI: Noksanları tamamlamak, dağıtılanları yerine koymak ve hizmetteki bütün malzemeyi, birinci yılın genel ihtiyaç ana yedek parçaları ile sağlananlara ilaveten, devamlı bakım parçaları temin etmek üzere tedarik edilen yedek parçalar
replenishment supplies
(Askeri) bütünleme ikmal maddeleri
replenishment supplies
(Askeri) BÜTÜNLEME İKMAL MADDELERİ: Belirli devreler sırasında dağıtım veya zayiat sebebiyle tükenmiş veya azalmış olan stokları yeniden tesis etmek için, belirli fasılalarla istenen ikmal maddeleri
replenishment supply phase
(Askeri) BÜTÜNLEME İKMAL SAFHASI: Bütünleme ikmal maddelerinin alınması, sınıflandırılması, depolanması ve dağıtımı ile takip kademesinde taşınan ikmal maddelerinin alınması. Ayrıca bakınız: "supply phase"
replenishment supply phase
(Askeri) bütünleme ikmal safhası
underway replenishment
(Askeri) denizde ikmal
abeam replenishment
(Askeri) BORDADAN BÜTÜNLEME İKMALİ: Yan yana seyreden iki gemi arasında tesis edilen donanımla personel ve/veya ikmal maddelerinin nakli
beach replenishment
(Askeri) sahilin yeniden doldurulması
emergency replenishment time
(Askeri) ACİL İKMAL SÜRESİ: İkmalin, bütün ilgililerce olağanüstü bir çalışma ile yapılması için gerekli süre. Bak. "level of supply"
standard tensioned replenishment alongside method
(Askeri) yönteme göre standart gerilimli bütünleme ikmali
underway replenishment
(Askeri) Bak "replenishment at sea"
underway replenishment
(Askeri) denizde ikmal UNREP
underway replenishment consolidation
(Askeri) denizde ikmal tahkimatı
underway replenishment force
(Askeri) SEYİR HALİNDE BÜTÜNLEME İKMAL KUVVETLERİ: Sorumlu harekat komutanı tarafından sağlanan refakat gemileri tarafından yeterli derecede korunan yardımcı gemilerden oluşan görev kuvveti (yakıt ikmal gemilerini cephane gemilerini, deniz ikmal maddeleri dağıtım gemilerini vb içine alır.) Bu kuvvetin görevi denizde seyir halindeki Deniz Kuvvetleri unsurlarına lojistik destek sağlamaktır. Ayrıca bak "force (s) "
underway replenishment group
(Askeri) SEYİR HALİNDE BÜTÜNLEME İKMAL GRUBU: Seyir halindeki gemilere denizde lojistik ikmal ve bütünleme sağlamak üzere tayin edilmiş görev grubu
vertical helicopter replenishment
(Askeri) DİKEY HELİKOPTER KULLANILMASI
vertical replenishment
(Askeri) dikey bütünleme ikmali
Английский Язык - Английский Язык
A new supply of something
The act of replenishing
filling again by supplying what has been used up
-within a warehouse, replenishment is the process of moving inventory from secondary storage areas into fixed storage locations Within a supply chain or a multi-plant environment, replenishment is the process of moving inventory between facilities to meet demand
In revolving asset securitizations, refers to the use of the cash receipts to acquire fresh receivables in lieu of those paid off, instead of for amortizing the principal outstanding
The function of transferring stock from a reserve storage area, or directly from shipping, to a primary picking location which has become empty
The act of replenishing, or the state of being replenished
Completion of stock
The process of moving or resupplying inventory from a reserve storage location to a primary picking location, or to another mode of storage in which picking is performed
The act of replenishing an aquifer, usually through artificial recharge, to offset excess groundwater pumping ADVANCE \x 540
The act of replenishing an aquifer, usually through artificial recharge, to offset excess groundwater pumping
In sporadic scheduling, the period of time during which a thread is allowed to consume its execution budget
{i} act of filling up again, act of resupplying, act of restocking
Replenishment is the process by which something is made full or complete again. There is a concern about replenishment of the population
That which replenishes; supply
 The process of moving or resupplying inventory from a reserve storage location to a primary picking location, or to another mode of storage in which picking is performed
replenishment order
(Ticaret) Generally, any order used to resupply an item to its desired stock position. Often refers to an interplant or intercompany order that does not generate payables and receivables, as opposed to the placement of a purchase order with a vendor
continuous replenishment
(Ticaret) A method typically used between retailers and distributors or manufacturers that uses point-of-sale inventory and sales data to trigger automatic replenishments, with the vendor assuming responsibility for initiation and fulfillment
replenishment

    Турецкое произношение

    rîplenîşmınt

    Произношение

    /rəˈplenəsʜmənt/ /rɪˈplɛnɪʃmənt/

    Этимология

    [ ri-'ple-nish ] (verb.) 14th century. Middle English replenisshen, from Middle French repleniss-, stem of replenir to fill, from Old French, from re- + plein full, from Latin plenus; more at FULL.

    Слово дня

    gamboge
Избранное