Bizim parkta çocukların oynaması için güzel bir kaydırağımız var.
- In our park, we have a nice slide for children to play on.
Alice uzun yoldan kaydı.
- Alice slid down the long slide.
Tom Mary'nin boğazını kesti.
- Tom slit Mary's throat.
Tom ve onun arkadaşları on bir erkek ve kadının boğazlarını kesti.
- Tom and his buddies slit the throats of eleven men and women.
... made the point on the slide. ...
... So we have phones in every size and shape; phones with keyboards that slide; phones with ...