o nun

listen to the pronunciation of o nun
Турецкий язык - Турецкий язык

Определение o nun в Турецкий язык Турецкий язык словарь

onun
O zamirinin tamlayan durumu eki almış biçimi
Турецкий язык - Английский Язык
he s
onun
his

His girlfriend is Japanese. - Onun kız arkadaşı Japon.

His name is Tomoyuki Ogura. - Onun adı Tomoyuki Ogura.

onun
her

I find her appearance attractive. - Onun görünümünü çekici bulurum.

Her hands were as cold as ice. - Onun elleri buz kadar soğuktu.

onun
its

The eye of a hurricane is its center. - Bir kasırganın gözü onun merkezidir.

No definition of poetry is adequate unless it be poetry itself. - Onun kendisi şiir olmadıkça, şiirle ilgili hiçbir tanım yeterli değildir.

onun
hers

We compared his work with hers. - Biz onun işini onunkilerle karşılaştırdık.

Tom told Mary that he didn't think it was a good idea for her to go jogging in the park by herself. - Tom Mary'ye onun parkta tek başına yürüyüşe gitmesinin iyi bir fikir olduğunu düşünmediğini söyledi.

onun
thereof
onun
his; her; its