Bana yardım etmek için hiç kimse gelmedi.
- Niemand kam, um mir zu helfen.
Dün burada hiç kimse yoktu.
- Hier war gestern niemand.
O, kimseyi sevmez, kimse de onu sevmez.
- Sie liebt niemanden und niemand liebt sie.
Orada benden başka kimse yoktu.
- Außer mir war niemand dort.
Hiç kimse hatasız değildir.
- No man is without his faults.
Hiç kimse iki yüz yaşına kadar yaşayamaz.
- No man can live to be two hundred years old.
Hiç kimse boş mideyle vatansever olamaz.
- No man can be a patriot on an empty stomach.
Hiç kimse adaylığı kazanmak için yeterli oy almadı.
- No man received enough votes to win the nomination.
But no man could help me.
- Aber niemand konnte mir helfen.
No man escapes death.
- Niemand entrinnt dem Tod.
With the exception of him, nobody else came to the party.
- Außer ihm kam sonst niemand zur Party.