neşelendirme

listen to the pronunciation of neşelendirme
Турецкий язык - Английский Язык
exhilarating
neşelendirmek
cheer

The boy told a lie, probably to cheer up his parents. - Çocuk muhtemelen ebeveynlerini neşelendirmek için yalan söyledi.

I want to cheer you up. - Seni neşelendirmek istiyorum.

neşelendirmek
cheer up

The boy told a lie, probably to cheer up his parents. - Çocuk muhtemelen ebeveynlerini neşelendirmek için yalan söyledi.

neşelendirmek
amuse
neşelen
cheer up!
neşelendirmek
{f} enliven
neşelendirmek
light up
neşelendirmek
perk up
neşelendirmek
jolly
neşelendirmek
lighten
neşelendirmek
buoy up
neşelendirmek
take sb out of himself
neşelen
bear up
neşelendirmek
{f} elate
neşelendirmek
{f} brace up
neşelendirmek
{f} inspirit
neşelendirmek
{f} quicken
neşelendirmek
{f} liven
neşelendirmek
{f} spirit
neşelendirmek
{f} revive
neşelendirmek
{f} light
neşelendirmek
{f} brighten
neşelendirmek
spirit up
neşelendirmek
{f} buck up
neşelendirmek
liven up
neşelendirmek
{f} brace
neşelendirmek
{f} exhilarate
neşelendirmek
perk
neşelendirmek
{f} animate
neşelendirmek
to enliven, to exhilarate, to buck sb up, to brighten, to perk sb up, to cheer sb up
neşelendirmek
{f} hearten
neşelendirmek
cheer up!

The boy told a lie, probably to cheer up his parents. - Çocuk muhtemelen ebeveynlerini neşelendirmek için yalan söyledi.

neşelendirmek
to make (someone) feel merry, put (someone) in good spirits
neşelendirmek
vivify
Турецкий язык - Турецкий язык
Neşelendirmek işi
neşelendirmek
Neşeli duruma getirmek, şenlendirmek, keyiflendirmek
neşelendirme
Избранное