neşelendir

listen to the pronunciation of neşelendir
Турецкий язык - Английский Язык
{f} cheer

Tom tried to cheer Mary up. - Tom Mary'yi neşelendirmeye çalıştı.

I tried to cheer her up, but she did nothing but cry. - Onu neşelendirmeye çalıştım ama o ağlamaktan başka bir şey yapmadı.

{f} cheering
exhilarate
{f} exhilarated
{f} exhilarating

It was so exhilarating. - O, çok neşelendiriciydi.

Tom took an exhilarating walk round the lake. - Tom gölün etrafında neşelendirici bir yürüyüş yaptı.

neşelendir
Избранное