most old

listen to the pronunciation of most old
Английский Язык - Турецкий язык

Определение most old в Английский Язык Турецкий язык словарь

oldest
büyük

Büyükannem bu kasabada en yaşlıdır. - My grandmother is the oldest in this town.

En büyük ağabeyim bekardır. - My oldest brother is single.

oldest
en yaşlı

Tom öylesine yaşlıydı ki köydeki en yaşlı bile önceleri onu yaşlı bir adam olarak biliyordu. - Tom is so old that even the oldest in the village first knew him as an old man.

Büyükannem bu kasabada en yaşlıdır. - My grandmother is the oldest in this town.

oldest
{s} en eski

Peterhouse Cambridge'in 33 kolejinin en eskisidir. - Peterhouse is the oldest of the 33 colleges of Cambridge.

Bu, Boston'un en eski restoranıdır. - This is Boston's oldest restaurant.

Английский Язык - Английский Язык
oldest
most old

    Турецкое произношение

    mōs ōld

    Произношение

    /ˈmōs ˈōld/ /ˈmoʊs ˈoʊld/
Избранное