Long skirts are out of fashion now.
- Şu an uzun eteklerin modası geçmiştir.
Long hair is out of fashion now.
- Uzun saç şimdi moda değil.
Mary knows everything about the latest fashion trends.
- Mary en son moda trendleri hakkında her şeyi bilir.
She always wore trendy clothes.
- O hep modaya uygun elbiseler giydi.
Viking helmets with horns aren't in style in Scandinavia anymore.
- Boynuzlu Viking kaskları İskandinavya'da artık modaya uygun değil.
Since when do you care what's in style?
- Neyin modaya uygun olduğunu ne zamandan beri önemsiyorsun?
Those shoes are old fashioned.
- Bu ayakkabılar eski modadır.
I'm not old fashioned.
- Ben eski moda değilim.
Usually before a concert there is an announcement asking the audience to either turn off their phones or switch them to manner mode.
- Genellikle bir konser öncesinde seyirciden ya telefonlarını kapatmalarını ya da sessiz moda geçmelerini isteyen bir duyuru vardır.
I think fashion models today are too thin.
- Bugün moda modellerinin çok zayıf olduğunu düşünüyorum.
They live in the fashion world.
- Moda dünyasında yaşıyorlar.
The trendy word of the year was digital: digital clocks, digital microwave ovens, even digital fountain pens.
- Yılın moda kelimesi dijital: dijital saatler, dijital mikrodalga fırınlar, hatta dijital dolma kalemler.
Have moustaches suddenly become trendy?
- Bıyıklar birden moda oldu mu?
She always wears fashionable clothes.
- O her zaman moda kıyafetler giyer.
Next year, hats will become fashionable.
- Önümüzdeki yıl şapkalar moda olacak.
Terms like sexism are now in vogue.
- Cinsiyetçilik gibi terimler şimdi moda.
It's kind of in vogue, but the price is too much!
- Bu biraz modaya uygun ama fiyat çok fazla.
Faded jeans are still in fashion.
- Soluk pantolonlar hâlâ modadır.
I can't keep up with these changes in fashion.
- Modadaki bu değişimlere ayak uyduramıyorum.
It's just one of those annoying buzzwords.
- Bu sadece şu can sıkıcı moda sözcüklerden biri.