Ama sonra o Londra'da dilleri çalışan bir öğrenci olan Jane Wilde'a aşık oldu.
- But then he fell in love with Jane Wilde, a student studying languages in London.
Bilişimsel dil bilimi eğitimi yapmak için çeşitli dilleri bilmek gerekli, ancak, insan bilgisayarların kullanımı da bilmelidir.
- In order to study computational linguistics it's necessary to know various languages, however, one also has to be familiar with the use of computers.
Hiç şüphe yok ki İngilizce dünyada en çok konuşulan dildir.
- It isn't a surprise that English is the world's most spoken language.
Dilinizi anlayabiliyorum.
- I can understand your language.
Lisan Laboratuvarını kullanabilir miyiz?
- May we use the language lab?
Sizin lisanınızı anlamıyorum.
- I can't understand your language.
Bir dil ne kadar çok ülkede konuşulursa, yerli konuşanı gibi ses çıkarmak o kadar daha az önemlidir, çünkü o dilin konuşanları değişik lehçeler duymaya alışkındır.
- The more countries a language is spoken in, the less important it is to sound like a native speaker, since speakers of that language are accustomed to hearing various dialects.
Kore'de hangi dil konuşulur?
- What language do they speak in Korea?
O, on dili konuşabiliyor.
- She is able to speak ten languages.
Dilinizi anlayabiliyorum.
- I can understand your language.
Kelimeler çok eski bir dildendi.
- The words were from a very old language.
Tom Mary'ye üç dilden daha fazla konuşup konuşmadığını sordu.
- Tom asked Mary if she spoke more than three languages.
legal language.
sign language.
... languages, conversational voice search and hot wording ...
... languages for the Knowledge Graph. ...