kocaman kocaman

listen to the pronunciation of kocaman kocaman
Турецкий язык - Английский Язык

Определение kocaman kocaman в Турецкий язык Английский Язык словарь

kocaman
enormous

The elephant is an enormous creature. - Fil kocaman bir yaratıktır.

He has enormous fingers. - Onun kocaman parmakları vardır.

kocaman
huge

I wanted to buy the huge stuffed bear at Ken's store, but it was not for sale. - Ken'in dükkanındaki kocaman içi doldurulmuş ayıyı almak istedim ama satılık değildi.

The lion opened its huge mouth and roared. - Aslan kocaman ağzını açtı ve kükredi.

kocaman
giant

This giant table occupies the entire room. - Bu kocaman masa tüm odayı işgal ediyor.

I've never seen such a giant watermelon! - Böylesine kocaman bir karpuz hiç görmedim!

kocaman
bulky
kocaman
big

Tom gave Mary a big smile. - Tom, Mary'ye kocaman bir gülücük verdi.

The cows looked big and docile. - İnekler kocaman ve uysal görünüyordu.

kocaman
colossal
kocaman
Cyclopean
kocaman
frightful
kocaman
fab
kocaman
elephantine
kocaman başlı büyük bir karınca türü
a big-headed ant species
kocaman
tremendous
kocaman
gargantuan
kocaman
huge, enormous
kocaman
walloping
kocaman
mammoth
kocaman
monster

A huge monster is coming down the mountain. - Kocaman bir canavar dağdan aşağıya iniyor.

kocaman
hugely
kocaman
rousing
kocaman
thumping
kocaman
gigantean
kocaman
huge, enormous, large, big, colossal, gigantic, gargantuan, monstrous, massive, immense, tremendous
kocaman
jumbo sized
kocaman
hulking
kocaman
prodigious
kocaman
gross

Do you want to see something gross? - Kocaman bir şey görmek istiyor musun?

kocaman
of vast dimensions
kocaman
thundering
kocaman
tearing
kocaman
gigantic

She owns a gigantic house. - O, kocaman bir eve sahip.

kocaman
hulky
kocaman (italyanca)
grandioso
kocaman ayakkabı
beetlecrushers
kocaman erkek hayvan
bull
kocaman hayvan yavrusu
calf
kocaman kimse
whacker
kocaman parça
chunk
kocaman şey
jumbo
kocaman şey
whopper
Турецкий язык - Турецкий язык
Büyük büyük, koca koca
kocaman
Çok iri, büyük, koca: "Evlerin kapılarında kocaman yeşil bronz tokmaklar vardı."- S. F. Abasıyanık
kocaman
Çok iri, büyük, koca
kocaman
Yaşça büyük olan
kocaman kocaman
Избранное