Biz güzel bir şehirde yaşıyoruz.
- Güzel bir kentte yaşıyoruz.
Orası Amerika'daki en belalı şehir.
- Amerika'daki en tehlikeli kenttir.
A band led the parade through the city.
- Bir grup kentin içinden geçit açtı.
Nagasaki, where I was born, is a beautiful port city.
- Doğduğum yer olan Nagasaki, güzel bir liman kentidir.
Bicycles are tools for urban sustainability.
- Bisikletler kentsel sürdürülebilirlik için araçlardır.
I've finally got used to urban life.
- Sonunda kent yaşamına alıştım.
Is there regular bus service to the town?
- Kente düzenli otobüs servisi var mı?
My wife spends money as if I were the richest man in town.
- Eşim, sanki ben kentin en zengin adamıymışım gibi para harcıyor.
Urban sprawl is environmentally damaging.
- Kentsel yayılım çevresel olarak zarar verir.
New York City has five boroughs.
- New York kentinin beş tane ilçesi vardır.
... DANIEL KENT: I'm honored to be here with two of the most ...
... DANIEL KENT: No, it really does. ...