keen on

listen to the pronunciation of keen on
Английский Язык - Турецкий язык
(Fiili Deyim ) ilgili olmak , meraklı olmak
düşkün

Tom sörf yapmaya düşkündür. - Tom is keen on surfing.

Şu genç adam bisiklete binmeye çok düşkün. - That young man is very keen on cycling.

meraklı

Yarın gelmeye çok meraklı değil. - He is not very keen on coming tomorrow.

meraklı olmak
hevesli olmak
düşkün olmak
hevesli

Bu tür müziğe hevesli değilim. - I'm not keen on this kind of music.

Sami avlanmaya çok hevesliydi. - Sami was very keen on hunting.

hasta
-e çok hevesli, -e meraklı, -e düşkün
be keen on
meraklısı olmak
to be keen on
meraklı olmak
be keen on
düşkün olmak
be keen on
İng., k.dili. -e çok hevesli olmak, -e meraklı olmak, -e düşkün olmak: be keen on acting aktörlüğe hevesli olmak
be keen on
hevesli olmak
to be keen on
düşkün olmak
Английский Язык - Английский Язык
fond, or appreciative of

I'm not keen on fish with lots of bones.

fond of, devoted to, enthusiastic about
be keen on
be excited about -, be enthusiastic about -
keen on

    Турецкое произношение

    kin ôn

    Произношение

    /ˈkēn ˈôn/ /ˈkiːn ˈɔːn/

    Этимология

    [ 'kEn ] (adjective.) 13th century. Middle English kene brave, sharp, from Old English cEne brave; akin to Old High German kuoni brave.

    Слово дня

    eschatology
Избранное