karar,karar verme

listen to the pronunciation of karar,karar verme
Турецкий язык - Английский Язык
decision making
karar verme
(Ticaret) determine

We should determine what is to be done first. - Önce ne yapılacağına karar vermeliyiz.

karar verme
(Kanun) passing judgment
karar verme
dijudication
karar verme
deciding

The doctor thinks carefully before deciding what medicine to give. - Doktor, hangi ilacı vereceğine karar vermeden önce dikkatlice düşünür.

Tom had trouble deciding what to do next. - Tom'un daha sonra ne yapacağına karar verme sorunu vardı.

karar verme
(Kanun) passing judgement
karar verme
giving a decision
karar verme
enacting
karar verme
decision-making
karar verme
(Ticaret) decide

There are merits and demerits to both your opinions so I'm not going to decide right away which to support. - Her iki görüşün avantajları ve dezavantajları vardır bu yüzden hangisini destekleyeceğime hemen karar vermeyeceğim.

Let's draw lots to decide who goes first. - Kimin birinci olduğuna karar vermek için kura çekelim.

karar verme
decision making
karar verme mekanizması
decision making mechanism
karar verme yetkisi
arbitrament
karar verme yetkisine sahip kimse
decision maker
ortaklaşa karar verme prensibi
codetermination
savaşa karar verme hakkı
(Hukuk) ius ad bellum
karar,karar verme
Избранное