We removed the old furniture.
- Eski mobilyayı kaldırdık.
She removed the papers from the desk.
- Kağıtları masadan kaldırdı.
First, remove the burrs.
- Önce çapakları kaldırın.
She removed the papers from the desk.
- Kağıtları masadan kaldırdı.
I forgot to lift the receiver before dialing the number.
- Numarayı çevirmeden önce alıcıyı kaldırmayı unuttum.
Could an almighty god create a stone that he would not be able to subsequently lift?
- Yüce Allah sonradan kaldıramayacağı bir taş yaratabildi mi?
My hobby is weight lifting.
- Hobim ağırlık kaldırmak.
Tom is lifting weights.
- Tom ağırlık kaldırıyor.